Müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Mayıs 2010

Nakba*

kutlayanım var ağlayanım da
bak sana bayram bana bomba

*nakba(ar.) - felaketler günü.
sözler mor ve ötesi'nin, masumiyetin ziyan olmaz albümü, sekiz numaralı şarkı..

2 Temmuz 2009

Kulağın Pası



Ve yaz konserleri sezonunu açtık. Gerçi Bilgi MayFest ve Altın Örümcek'te biraz bir şeyler dinlemiştik ama onlar sayılmaz, onlar beleş. Bunlar ise bilerek isteyerek gidilen konserler olarak kenara not edilmeli.

Önce Kardeş Türküler. Kuruçeşme Arena konserleri listesinde dikkatimi en çok çekendi. Hele bir de kışın keşfettiğim Arto Tunçboyacıyan'ın da konuk sanatçı olarak afişte olması motive ediciydi. Üstüne Kanal 24'te katıldıkları Moderatör'ü izledim, gaza gelmeye yetti.

Kardeş Türküler'le tanışma hikayemizi anlatalım. Sene 99, Boğaziçi'ne yeni gelmişiz, oryantasyon geyiğine okulu tanıtıyorlar. Kulüpler stand açmış, herkes bir yerlere üye oluyor. Biz de öyle mal gibi dolanıyoruz. Bu bölümden iki hatıram var. Önce alakasızı söyleyelim, güney meydanda duvara yansıtmalı gösterimde Zeki Demirkubuz'un "Masumiyet"ini izlemiştim. Orda tanıştım yönetmenle, sonra hastası oldum.

İkincisi ise BÜFK'ün sezon sonu gösterisiydi. Kırmızı salondaydı gösteri, gittik. Büyülendim. Sonra aynı gösteriye iki kez daha gittim. Hatta öğrendim ki aslında Kardeş Türküler de eski BÜFK'lülerin grubuymuş. Albümlerini dinledim. Sonra esas gün. Kardeş Türküler'in o ilk Harbiye konseri olacak. Ben de o sıralar (yazın ortası, yaz okulunda da yokum, ev bakmaya İstanbul'a gelmişim) tesadüfen İstanbul'dayım ama konsere gidecek para yok. Bir gün öncesi, kuzey yurda doğru gidiyorum. Saat 11. Geçerken Murat Dikmen Salonu'ndan gelen sese kapıldım, daldım içeri. Harbiye konseri öncesi son prova. Oturdum iki saat izledim, daha bir sevdim kendilerini.

Yıllardır takip ediyoruz işte. Güzel çalıyorlar, güzel söylüyorlar. Konsere de bu motivasyonla kalktık gittik. Yanımda daha evvel hiç izlememiş ve hatta dinlememiş biriyle.

Bu sefer konsept de farklıydı aslında. Konserin adı "Kardeş Türküler'le İstanbul" idi. Böyle bir çizgi yapmaya çalışmışlar. İstanbul'da yaşayan halkların çektiği sıkıntılar, yaşananlara atfen. BÜFK'ten de destek almışlar, aralarda gençler çıktılar, oynadılar, pek bir güzel oldu. Arto Tunç Boyacıyan çıktı, şarkılarını söyledi. Filistinli şarkıcı Reem Kalemi çıktı, söyledi. Gece böyle geçti.

Kardeş Türküler'in performansı beklediğimin altındaydı aslında. Yeni şarkılarından söylediler birkaç, pek beğenmedim. Bir de ses sisteminde ciddi sorunlar vardı. Üstüne Kuruçeşme Arena'nın kötü bir konser mekanı olması da eklenince biraz canımız sıkıldı. Ses gelmiyor arkalara yahu. Bir de ilgi dağılıyor, dalıyorsun arada boğazın manzarasına. Sessiz anlarda arkadaki teknelerden Serdar Ortaç şarkıları duyulması da cabası.

Neyse güzel konserdi. Arto Tunçboyacıyan'ı canlı dinlemek daha bir güzeldi. Bir de Armenian Navy Band konseri olsa yaz bitmeden ne şahane olur.


Gelelim ikinci konsere. Ona da dün gittik. Tuluyhan Uğurlu'yu İstanbul Kanatlarımın Altında film müzikleriyle tanıdım. Bence Türk sinema tarihinin en iyi film müzikleri arasına kafadan girecek bir albümü yapmış adam kendisi. Ondan beri de ara ara takip ederiz, güzel eserlerini dinleriz.

Konserine gitmek ilk kez nasip oldu. İstanbul Ticaret Odası sponsorluğunda, "Akdeniz" albümünün gala konserinde izledik kendisini. Aya İrini'de de ilk kez konser dinlemiş oldum böylelikle. Çok klişe olacak ama mistik ortam içine alıyor adamı, üstat da iyi çalınca mest oluyorsunuz, kulağın pası siliniyor.

Böyle işte. Harbiye konserleri listesine baktım, pek heyecanlandıran isim olmadı açıkçası. Goran Bregovic'e geçen yıl gittik daha. Yalnız başka bir olay var ki, sabırsızlıkla beklemekteyiz efendim. Burhan Öcal - Claude Challe ikilisinin konseri için "yakında" diyor biletix.com. Fazla bekletmesinler bir zahmet.

7 Haziran 2009

Mavi Kuş ve Küçük Kız



bulutlar içiçe ve her an başka
bir resim oluyorlar
başka bir adla başka bir zamanda
fazla saydın demiştim ya o gün sana
vazgeçtim kaçmak yok söz bu kez
çok güzel uyuyorsun diye yanımda
bak, çok gevezeysem hadi kapat çenemi
sözcükler neki duygular yanında

yoksa yarın sabah uyanıp ayılınca
utanacağım şeyler söyleyebilirim şimdi
ya da bırak hazır açmışken kapılarımı
kalbime biraz daha temiz hava girsin

yalancıyımdır biraz ama bana inan
sarhoşken hep çok sahiciyim
yine fazla içmişim bu akşam da
coşmuş kalbim, of nal gibiyim
sağır kör dilsiz görünür kalbim
ama bil, ben aslında iyi biriyim

bilirim çok kirlidir aşk sicilim
sadakat konusunda da pek iddialı değilim
ama bu kez farklı olsun diye
sen denersen ben de denerim

pek iyi olmadı şarkı en iyisi
gel ortaçgil dinleyelim
sıcaklığını verirken sen bana
sızayım aniden kollarında

çok düşündüm kaçayım diye ama dedim
ne zaman anlaşmış ki kalple beyin
ve hele ne zaman düşünsem seni
yaprak gibi titriyorken kalbim

söz-müzik: teoman

"e merak ettim ben de dinleyeyim", tıkla o zaman.

2 Mayıs 2009

Nisan'da Ne Dinledim?



Nisan'a başlarken şimdi yürütülüyor listesini Duman kapatmıştı sonuna kadar. Ama her güzel şey gibi bitebiliyor bu tutku. Biraz ara vermek gerekliydi, yeni keşifler yaptık.

Önce Caos Calmo filminin müziklerinden gaza gelip Your Ex-Lover is Dead'i dinledim birkaç gün boyunca. Sonra yine ilk günlerde Zuhal Olcay'ın Yine Aşk Var'ı ve Umut Kaya'nın Mevsimler Geçerken'i çaldı kulaklarımda.

Ama en büyük etkiyi Luxus yarattı. Televizyonda arada sırada klip izlemek bu yüzden gerekli. "Neden Saçların Beyazlamış Arkadaş" klibiyle öğrendim kendilerini. Sonra albümü indirdim, dinledim, bayıldım; gittim satın aldım. Hala dinliyorum, bütün şarkılar şahane, fikrimce!

Badem'i de Geceyedir Küsmelerim şarkısıyla bu listeye ekleyelim. Güzel bir klip, iyi müzik, başarılı bir şarkı.

Sonra da Manga. 2 haftadır da onu dinlemekteyiz. Albümde 5-6 şarkı hakikaten ortalama üstü. Onu ayrıca inceleyelim.

Son birkaç gündür de Selim Sesler'in Kasap Havası aklıma geldi. Çevire çevire onu dinleyip oynuyorum kendi kendime!

8 Nisan 2009

2 Nisan 2009

Mart'ta Ne Dinledim?



Evet, bu post unutmadığım sürece sürekli olacak. İlerde de bakıp vay anasını o zaman mı dinlemişim bu şarkıyı ilk diyeceğim.

Mart ayında birkaç albüm keşfim oldu öncelikle. Burada da yazdığım iki tanesi Arto Tunçboyacıyan'dan How Much is Yours ve Jülide Özçelik'ten Jazz İstanbul vol 1. Buradan "Let Factories Open" ve "Yalan Dünya" adlı şarkıları öne çıkaralım.

Son 10-15 güne ise Duman damgasını vurdu. Bu kez iki albüm çıkardılar üstelik. 20 şarkı döne döne çalıyor playlistte.

Diğer eklenesi şarkılar ise Bolahenk Dizi Müzikleri'nden Kaybolan Yıllar, Gökhan Türkmen'den Büyük İnsan.

24 Mart 2009

Jazz İstanbul - Jülide Özçelik


Bu haftanın Mephisto'dan aşırma albümü Jülide Özçelik'ten Jazz İstanbul. Mephisto'dan aşırma diyorum, müdavimleri bilir İstiklal Caddesi'nin müzik portföyünü geliştirmede sayısız faydası olur. Bir müzikmarketten çalan müziğin peşinden kaç dükkana girmişizdir. Hatta bazen birden fazla yerde çalan o şarkıların birkaç hafta sonra Türkiye gündemine düşmesine de şahit olmuşuzdur (Murat Kekilli - Bu Akşam Ölürüm). İşte bunlar arasında Mephisto'nun yeri ayrıdır. Her girdiğinizde farklı şeyler duyarsınız, bir de bu popüler müziğin dışındaki meyveleri verirler bizlere, sağolsunlar.

Bu haftasonu ziyaretimde de Jülide Özçelik hanfendi çalıyordu. Daha önce Levent Erim'in dinlettiğini hatırlıyorum arabasında da, sonra albümü almayı unutmuştuk kendisinden. iPhone'umuz var diye hava atmayalım ama bu iPhone'da biraz manyak bir aplikasyon var, adı Shazam. Bu aplikasyona dinletiyorsun şarkıyı biliyor şerefsiz. Eh Mephisto'da gezerken sık sık çalışıyor tabi. Sonra bunları kaydediyorsunuz. Sonra da geliyorsunuz şarkıları bir yerlerden dinleyip albüme şans veriyorsunuz, Mephisto'ya ikinci gittiğinizde de albümü beğenirseniz alıyorsunuz. Hayır direk alıp da sonra beğenmediğim pekçok albüm olduğu için bu sistemi seçtim, daha ekonomik.

Neyse, adından da anlaşılacağı gibi albüm bir jazz albümü. Ancak albümdeki şarkılardan birkaçı yakından bildiğimiz türküler. Jülide Özçelik'in sesine de çok yakışan türkülerle albüm bir şahane oluyor. Bir "Yalan Dünya" deyişi var ki of off..

Tıklayın siz de dinleyin.

Neyse efendim, 2008'de çıkan bu albümde Yalan Dünya, Kara Toprak, Anan Var midur, Geçti Dost Kervanı gibi bildik şarkılarla birlikte toplam 10 şarkı bulunuyor.

Tavsiye edelim ve yine kenara çekilelim.

19 Mart 2009

İyi de Bana Ne

Duman yeni albümden mesajı güzel, müziği güzel, performansı başka bir güzel şarkı:

Yepyeni bir insanımız var
Akıl yolundan öylesine uzaklar
Aralarında hoş bir uyum var
Ayıp değil mi hiç mi umursamazlar

Altınlarınızı çaldılar
Topraklarınızı verdiler
Tarihi baştan yazdılar
İyi de bana ne?

İnsanlığımızı ezdiler
Aydınlığımızı kestiler
Ülkeyi çoktan sattılar
İyi de sana ne?

Yepyeni bir insanımız var
Düşünmeden ah kardeşini boğazlar
Laf aramızda aslında tek bir sorun var
Günah değilmiş memlekete olanlar

Altınlarınızı çaldılar
Topraklarınızı verdiler
Tarihi baştan yazdılar
İyi de bana ne?

İnsanlığımızı ezdiler
Aydınlığımızı kestiler
Ülkeyi çoktan sattılar
İyi de sana ne?

Duman II albümünden
Söz Müzik: Kaan Tangöze

9 Mart 2009

How Much Is Yours?



Herhalde müzik hayatımı değiştiren gelişme, Boğaziçi'nin ilk günlerinde BGST'nin gösterisini izlemem oldu. Tesadüfen Kırmızı Salon'daki gösteriyi izlemiştim ve tam anlamıyla büyülenmiştim. Hem dansın güzelliği, hem müziklerin etkileyiciliği beni yeni bir müzik tarzıyla tanıştırdı.

Sonra Kardeş Türküler'in öncülüğünde çıkılan yolda Kalan Müzik ve Doublemoon'un da yardımıyla pek çok yeni tür müzikle tanıştım. Hele bizim yakınımızdaki etnik toplulukların şarkılarını müzik olarak o kadar benimsedim ki, insanları insan oldukları için sevmeyi bile bu şarkılardan öğrendim diyebilirim. Aynı ekmeği yiyoruz çünkü, aynı suyu içiyoruz, aynı topraklarda büyüdük, aynı bakkaldan aynı çikolatayı yiyoruz. Aynı müzikleri başka sözlerle söylüyoruz sadece, dertlerimiz bile aynı; bu düşmanlık niye?

Neyse politikayı bırakalım, işimize bakalım. Arto Tunçboyacıyan, Onno Tunç'un kardeşi. Dinlediğimiz bazı şarkılarda onun izini de görmek mümkün. Armenian Navy Band adlı grup ise 12 Ermeni müzisyenin birleşmesiyle kurulan bir grup. Grup hakkında detaylı bilgiyi şu adresten de alabilirsiniz.

Kendileriyle tanıştığımız "How Much Is Yours" albümünü de anlatalım: Harika! Etnik müzikleri sevenlerin mutlaka denemesi gerektiğini söylüyorum. Sevmeyenlerin de "Let Factories Open" şarkısıyla bir giriş yapmaları değişik bir deneyim olabilir. Youtube linkini verelim:

http://www.youtube.com/watch?v=3mV5FcWw-t0